64 kare etrafında geçen hayatlar: Satranç

0
172

Haber ve Fotoğraf: Emre Alperen Borazan

Doğu Anadolu bölgesinde, resmî olarak “Dernek” unvanına sahip Çaturanga Satranç ve Akıl Oyunları Spor Kulübü Derneği Elazığ’da bulunuyor. Dernek, bölgesel ve ulusal çapta nitelikli satranç sporcuları yetiştirerek genç nesilleri geleceğe hazırlıyor.

Satranç ilk kez günümüzden 4 bin yıl önce piramitlere yapılan kabartmalar vasıtası ile Mısır’da oynanmış. Günümüzdeki “Satranç” adını alması milattan sonra 3’üncü ve 4’üncü yüzyıllarda Hindistan ve çevresinde oyuna “Çaturanga” denmesi ile başlar, akabinde Arap ülkeleri ve ardından Avrupa’ya yayılarak telaffuz ve hitabetlerin değişmesi ile “chess” Türkçe Satranç ismini alır. Satranç ile ilgili bulunan ilk belgelere Hindistan’da rastlanmış. Resmî olarak kayıtlara geçmiş ilk satranç şampiyonu Wilhelm Steinitz’dir. Steinitz aynı zamanda, satrancı sistematik oynama kavramının da kurucusu.

Elazığ Çaturanga Satranç Kulübü’nün kurucuları, satranca gönül vermiş Oğuzhan Deniz ve Metehan Deniz kardeşler yaklaşık 10 yıldır bu camianın içerisindeler. On yıldır satranç ile ilgilenen 1987 doğumlu Oğuzhan Deniz, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından açılan Sevgi Evleri’nde eğitmenlik yaparak satranç öğretmeye başlamış. Ulusal ve bölgesel düzeyde hakemlik ile antrenörlük görevini yürüten Oğuzhan Deniz son olarak Konya kulüpler şampiyonasında güzel bir sonuç ile hakemliğini tamamlamış.

Metehan Deniz, 1995 yılında Elazığ’da dünyaya gelmiş. İkinci kademe satranç antrenörlüğü yapan Deniz aynı zamanda il hakemliği görevini de yürütüyor. Üniversite hayatında antrenörlük yapmaya başlayan Metehan Deniz, bu aşamada “Satrancı ek iş olarak değil tek iş olarak görmeye başladım” ifadelerine de yer veriyor.

“Satranç amaç değil araçtır”

Bölgesel olarak özel eğitimler veren Deniz kardeşler, satrancın amaç değil araç olarak kullanılması gerektiğini, özellikle küçük çocuklara verilen eğitimlerde doğru şekilde kullanıldığında çocukların hayatlarına olumlu yönde etki edilebileceğini, satrancın analitik düşünme, sorgulama, plan yapma, saygı duyma ve yapılan hatadan ders çıkarma olduğunu ifade ediyorlar.

10 bin maça kadar yenilgi alan satranç ustalarının var olduğunu da belirten Metehan Deniz, “Önemli olan hayatta attığınız adımlardan yanlışta olsa pişman olmamalıyız” diyor.

Satranç ile tanışmalarının ilkokuldaki bir öğretmenleri sayesinde olduğunu, o gün itibari ile satrancı sevmeye başlayarak bu alanda kalıp kendilerini geliştirerek bugün bu seviyelerde olduklarını ifade ediyor.

Alanda yer aldıklarında en büyük eksikliklerinin yön veren insanların çevrelerinde bulunmadığından bahseden kardeşler, il birincilikleri, okul dereceleri olduğunu rekabette ilk uyanışlarının Elazığ birincisi olarak ulusal bir turnuvaya giderken yaşandığından söz ediyor.

“Şahta olsak, piyonda oyun sonunda aynı torbaya konacağız”

Fırat Üniversitesi öğrencileri ve gençlere tavsiyeleri konusunda yönelttiğimiz soruya Deniz kardeşlerden Metehan Deniz, “A noktasından B noktasına yola çıktığınızı varsayın. Hayatta böyledir, bir yola çıktığınızda inişli çıkışlı dakikalarımız olacak. Hiçbir şekilde vazgeçmeyin, B noktasına kadar mücadele edip çalışmalarınızı sürdürün. Satrancın aslında bakıldığında hayata dair çok felsefi yönleri de vardır. Bu hayata piyon olarak doğabiliriz ama piyon son yataya geldiğinde vezire terfi eder. Vezir olarak da sonlandırabiliriz. Farklı bir bakış açısı ile vezir de olsak piyon da olsak şah da olsak oyun sonunda aynı torbaya konacağız. Hiçbir zaman hiçbir şeyden vazgeçmeyin, hata yapın hata yapmaktan korkmayın” şeklinde yanıt veriyor. 

Oğuzhan Deniz ise gençlere, “Önce düşünün, hesaplayın sonra hamlenizi yapın. Pişman olmadan attığınız adımı tekrar atın korkmayın. Kazanmanız kaybetmeniz hiçbir zaman önemli değil, önemli olan deneyin ve mücadele edin sonuna kadar. Hayatınız boyunca mücadele edin hayatta zaten bunu gerektirir” ifadelerini kullanıyor.